MücriM


Tut Elimden Tut Ki Edemem Sensiz Rabbim..
 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap
“İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.'' (Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16)
“Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir'' (Tirmizî, İlm, 14)
Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.(Müslim, Birr, 33; ‹bn Mâce, Zühd, 9;Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.)
Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır.(Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10)

Paylaş | 
 

 Allahu Tealanın Varlığını İspatlıyoruz...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
aSuDe
Admin


Rep Puanı : uğurböcüğü
Mesaj Sayısı : 2142
Site Aktifliği : 6286
Kayıt tarihi : 24/09/08
Yaş : 32

MesajKonu: Allahu Tealanın Varlığını İspatlıyoruz...   C.tesi Tem. 25, 2009 12:45 pm



Allahu Tealanın Varlığını İspatlıyoruz...

İnanmayanlara ve akıllarında şüphe olanlara burayı okuyarak şüphelerini giderebilirler.Buradaki yazılanları başka yerlerde de paylaşarak inanmayan ve şüpheci olan kimselerle paylaşabilirsiniz.Konuyu anlayabilmeniz için tamamını okumanız gerekir.


Şimdi Akıl ve mantık ölçüsüyle değinelim inşaAllah.



İSLAM ÜSTÜNDÜR


ALLAH'U TEÂLÂ NIN VARLIĞININ İSPÂTI







"Süphe yok ki göklerde ve yerde Mü minler için (Allah?ın varlığına dair) deliller vardır. " (Casiye Suresi: 3)



Resim...............Ressam

Aslı..................Yaratan






Nasıl bir resim gördüğünüz zaman o resmi yapan bir ressam olduğunu kabul edersek kâinattaki resimlere de bakacak olursak kâinattaki varlıkları da bir yaratanın olduğunu kabul etmemiz gerekir. Kâinattaki varlıklara (resimlere) bir bakalım: Dünyamız güneşin etrafında dönmektedir. Eğer dünyamız güneşe biraz daha yakın dönseydi yanacaktı. Biraz daha uzak dönseydi donacaktı. Dünyamızı tam dengede döndüren kimdir?





Bazen ufacık füzelere ,uçaklara dahi hakim olamazken o akıl almaz hız ve büyüklükteki yüz milyonlarca kütlenin (gezegen,yıldız,nebula...) en ufak bir hata dahi yapılmadan gezdirilmesini sağlayan kimdir?






Parçalanan, yaşlanan, gezegenler, çürüyen bitki hayvan ve insanlar ile her yer (gökyüzü, yeryüzü) çöp pislik olacağına, bir düzen içinde çöpleri temizlik görevlilerine (kara delik, böcek, kurt,çakallara...) toplatan kimdir?






Atmosferdeki su, karbondioksit, oksijen ve azotun devredilmesindeki ahengi, nizam ve intizamı bildigimiz için, yagmur yerine ?kezzap? adını verdigimiz nitrik asitin yağabileceği aklımıza dahi gelmez, degil mi? Oysa ki, atmosferin % 80?ini teşkil eden azot gazı, yıldırım ve şimşeklerin tesiri altında oksijenle birleşir.




Bu oksitlenme sonucunda, nitratların meydana gelmesine yarayan azot oksitleri teşekkül eder. Yani ilmen, havadaki her elektriklenmede, nitrik asit yağmurunun meydana gelmesi için bütün şartlar hazırdır.... Ancak şimşek çaktığında , damla damla merhamet ve rahmet yağar. Ve bize haddimizden fazla değer veren yüce kudrete bütün mahlûkat sükreder.




Üzerimize her an kezzap yagabilmesinin mümkün oldugunu bilen kimya âlimi Prof. Dr. Arthur Macomb bu konuda sunlari söyler:



"Ne zaman şimşek çakıp gök gürlese, semâdan yağmur yerine nitrik asit yağacak diye soluğum kesilir, rengim kaçar, sığınacak bir yer ararım. Çünkü havada nitrik asit teşekkülü için bütün şartlar hazırdır."

H2 + O = su ( söndürücü )

H (Hidrojen) yanıcı O (Oksijen) yakıcı




Yanıcı ve yakıcı iki madde bir araya gelince yangına neden olacağına tam tersine , söndürücü olmaktadır.Bunu ayarlayan kimdir? -



'Kimyevi iki madde bir araya gelince asli özelliklerini kaybeder, yeni özellikler alırlar' diyen akli evvellere cevap:kaybettiren ve tam da olması gereken özellikleri kazandıran kimdir?Su da sıvıdır, zeytinyağı da!




Allah suyu sıvı yağ şeklinde yaratsa idi, başta temizlenme olmak üzere, taşımacılık sekterü...vs karşılacağımız zorlukları bir düşünebilir misiniz,sıvı ise o da sıvı di mi ?-




Günümüzde artık görüyoruz, biliyor, sık sık duyuyoruz; Katkı maddeli meyve-sebzelerin veya geniş anlamda tüm tüketim maddelerinin kullanılmasında dikkatli olunması gerektiği bildirilmektedir!Peki soralım acaba neden?

Organik olan tüketim maddelerinin kullanılması öğütlenirken neden katkı maddelilerden sakınılması tavsiye ediliyor.Cevabı belli de biz başka bir alana dikkat çekeceğiz:Aslından kopya edilerek yapılan katkı maddeli tüketim ürünleri en son teknoloji ile elde ediliyor,ama



-ateistlerin ileri sürdüğü gibi - "kendi kendine meydana gelen ürünlerin kalite- renk,koku,verim,potansiyel,vitamin...- seviyesine ulaşamıyor,bu biraz mantıksız gelmiyor mu size de..!?




Diş doktoru yıllarca okuyup makineler yardımı ile takma dişler yapmaktadır. Bu dişler kırılsa bize haber veremez. Fakat binlerce senedir ağzımızdaki dişler çürümeye başladığı an alarm sistemi (sinir sistemi) ile bize haber vermektedir. Takma dişi doktor yapabiliyorsa çok daha ileri teknolojiye sahip ağzımızdaki dişleri yapan kimdir?




Ağzımızdaki dişlerin sıralanışı:


32122123 = üst çene

32122123 = alt çene


Dişlerimizi böyle simetrik olarak dizen kimdir?



Gazete yaprakları ile aynı kalınlıkta olan ağaç yaprakları fabrika gibidir. Oksijeni alır, karbondioksit verir, içinde damarlar vardır, içinde yeşil renk veren klorofil maddesi vardır . Yaprağı ? oksijen fabrikası? şeklinde yaratan kimdir?






İnsanlar henüz ot ve suyla çalışan karşılığında süt veren bir fabrika yapamamışlardır. Fakat milyonlarca senedir milyarlarca, çoğalan, yürüyen, büyüyen, duvarlarından (derisinden) faydalanılan, makinelerden (etlerinden) yemek yapılan sadece ot ve su karşılığında bize süt veren fabrikaları yaratan kimdir?




İnsanlar, Cenâb-ı Hakk?ın yarattığı odundan ancak tahta, tahtadan masa ve sandalye gibi seyler yapabilmektedir. O Kadîr-i Mutlak ise odundan meyve yapıyor, yaprak ve çiçek çıkarıyor. Demek ki iş odunda değil, ustadır.




Bir iplik fabrikası düşünelim; irili, ufaklı, yürüyen, çoğalan, incecik fakat çok sağlam iplikler üreten bir fabrika. Insanlar nokta büyüklüğünde böyle fabrikalar yapamamışlardır. Fakat binlerce çeşidiyle milyonlarca, bir yaratıcı tarafından yaratılmıştır ; ipek böceği , örümcek!... O , kimdir?




Yağmur gökyüzünden tane tane yagmaktadır, damlacıklar birleşip sel olarak yağmamaktadır. Buna engel olan kimdir?



Her yıl yağan kar tanecikleri milyonlarcasını her seferinde her biri ayri ayri desenlerle gökyüzünden bize yollayan, gökyüzünde birleştirip çığ olarak göndermeyen kimdir?




Uzayın akıl almaz derinlikleri içinde günesimiz gibi 200 milyar günesi ihtiva eden Samanyolu Galaksisinde yaşıyoruz. Samanyolu ise, varlığı kanıtlanabilen en az 300 milyar galaksiden sadece bir tanesidir. Bu dev evreni düzen ve uyum içinde yaratan , yaşatan kimdir?




"Dünyada hiçbir delil kalmasa bile, bir mikrobun hayati bana Allah i ispat etmeye yeter. "

LUIS PASTEAU

_________________
"ilahi ente maksudi


ve rıdake matlubi"

Rabbi yessir velâ tuassir Rabbi temmim bi'l-hayr
Rabbim! kolaylaştır zorlaştırma, Rabbim hayırla sonuçlandır
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
aSuDe
Admin


Rep Puanı : uğurböcüğü
Mesaj Sayısı : 2142
Site Aktifliği : 6286
Kayıt tarihi : 24/09/08
Yaş : 32

MesajKonu: Geri: Allahu Tealanın Varlığını İspatlıyoruz...   C.tesi Tem. 25, 2009 12:52 pm

ALLAH BİLİMİN BİZZAT KURAMCISIDIR !

TAKLİTLERİNE İNSANLAR "MUCİZE " DERKEN ORJİNALİNİ YAPANI NASIL İNKAR EDEBİLİR Kİ?

İnsanların Teknoloji adına yaptıkları tüm yenilikler aslında yüce yaratıcının yarattıklarının kötü, amatörce birer taklidinden başka bir sey değildir. Hem de her biri daha az kapsamlı, hatalı, çok enerji gerektiren, iri ,az kullanışlı, cansız ,çoğalamayan, büyüyemeyen ...kötü birer taklittirler. Daha çok uzatılabilecek listeyi kıyaslamak için inceleyip her biri üzerinde tek tek düşünelim:

İnsanların yaptığı Teknik, buluş Allah’ın yarattığı :

Sentetik, sera, taklit...........................Doğal, orjinal

Diyaliz makinesi..................................Böbrek

Lamba, kalorifer...................................Güneş

Baraj, Havuz.........................................Deni z, Okyanus

Yapay çiçek..........................................Çiç ek

Yapay meyve........................................Meyve

Vantilatör........................................ ......Rüzgar

Heykel, Robot.......................................insan

Uçak.............................................. ........Kuş

Lens.............................................. ........Göz merceği

Deniz altı............................................. . Balık

Protez el, ayal.......................................El, ayak

Oyuncak bebek.....................................Bebek

Buzdolabı......................................... ......Kutuplar, kar

Bilgisayarlı araba...................................At

Şofben........................................ .... ........Golfsitrim

Radar............................................. .........Yarasa

Takma diş............................................. .. Diş

Süt fabrikası......................................... ...İnek

İplik fabrikası......................................... .Örümcek, ipek böceği

Bilgisayar........................................ ........Beyin

Elek, Süzgeç............................................ Ozon tabakasiı

İçki.......................................... .... .............Su ,süt,meyve suyu...

Oksijen tüpü.............................................A tmosfer

Elektrik kablosu.......................................Dama r

Halı............................................. . .............Doğa (Renkli)

Kubbe (Direkli)........................................G ökyüzü (Gök kubbe)

Elektrik.......................................... ..........Elektrikli yılan balığı

Topaç (Yerde)..........................................D ünya (Boşlukta)

Anten............................................. ...........Hayvanların anteni

Oyuncak hayvan.......................................Hayva n

Saz teli.............................................. ........Ses telleri

Müzik aleti............................................. ...Bülbül

Çamaşır makinesi......................................Kalp , Böbrek

Radyo alıcısı......................................... .. ...Kulak

Bayrakta yıldız......................................... ..Y ıldız

Dürbün............................................ ............Kartal gözü

Küre.............................................. ..............Dünya

Kamera............................................ ............Göz

Akvaryum.......................................... ..........Deniz,Okyanus

Deprem ölçer............................................. .Köpek,kuş,fare

Parfüm............................................ .............Tabiat kokusu

Elektrik.......................................... ..............Yıldırım,ateş böcegi

Müzik sesi.............................................. .....Tabiat(kus,su,rüzgar..sesi)

Laboravatuar...................................... .........Yaprak,mide,toprak,tohum

Yağmur bombasi........................................Yağ mur sistemi

Solunum cihazı..........................................Ak ciğer

Filitre........................................... ................Yaprak,orman

Savunma sistemi..........................................S inir sistemi,Bademcik,ağrı,akyuvar

Teyp.............................................. ...............Hafıza

Fotograf makinesi.......................................Göz

Telefon........................................... ..............Kulak

Mimar............................................. ..............Bal arısı,kuş,karınca

Meyve fabrikası......................................... ..Ağaç

Sebze fabrikası......................................... ....Bitki

Gece lâmbası........................................... ......Ay

Saat..Düzeni...................................... ............Ay, dünya, güneş sistemi samanyolundaki dakiklik

Ambalaj kâğıdı.......................................... .. ..Meyve kabuğu

Mıcır fabrikası......................................... .....Dere, ırmak

Bomba............................................. ..............Yanardağ, Karadelik, Güneş patlaması

İlaç (Yan tesirli)..................... ......................Doğal vitaminler

Asansör........................................... ..............Yer çekimi

Dalga............................................. ................Yapay dalga

Savunma sistemi........................................... .Boynuz, diş, kanat, kamuflaj.....

Elektronik program (Otomatik pilot, pusula)...........Içgüdü

Paraşüt .................................................. .........Hindi bağ çiçeği

Şeker......................................... .... ...................Bal

Saksıda çiçek............................................. ......Dünyada tabiat

Ressam............................................ ................Musavvir

_________________
"ilahi ente maksudi


ve rıdake matlubi"

Rabbi yessir velâ tuassir Rabbi temmim bi'l-hayr
Rabbim! kolaylaştır zorlaştırma, Rabbim hayırla sonuçlandır
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
aSuDe
Admin


Rep Puanı : uğurböcüğü
Mesaj Sayısı : 2142
Site Aktifliği : 6286
Kayıt tarihi : 24/09/08
Yaş : 32

MesajKonu: Allah Kainatı Niçin Yaratmıştır?   C.tesi Tem. 25, 2009 12:57 pm

ALLAH KAİNATI NİÇİN YARATMISTIR?

Allah u Teala insanları sevdiği için yaratmıştır.Allah insanları seviyor çünkü nefes alsın diye Oksijeni yarattı, içsin diye suyu, yesinler diye bitkilere emretti , toprağı meyve sebzeye hayvanlara bitkileri et, süt, yumurta, bala dönüştürmektedir.Bütün kainat insanlara hizmet etsin diye yaratılıştır.Allah insanları sevdiği için cenneti yaratmış ,cennete gidebilelim diye Allah Kur an ı göndermiş , Kur an daki ibadetleri ( Allah?ın tüm emirleri , ibadetleri , insanların yararına , hep insanlar için , tüm yasaklarıda insanların zararına olduğu için yasaklanan haramlardır. ) yaparak , dünyada mutlu olmamızı , sonuçta cenneti kazanmamızı istemistir.
Güzel bir manzara resmini ressam neden yapar? Çünkü hosuna gitmis , sevmistir. Önceden o resim yokken sonradan yapılmış olur. Tıpkı bunun gibi Allah?ta evreni ve insanlari sevdigi için , güzellik için , önceden yokken , yoktan var etmiş , dünyada insanlar , cenneti yaşasın diye ibadetleri ( insanlara yararlı olan şeyleri ) emretmiş , bu ibadetleri yapıp dünyayı cennete çevirenlere ahirette cenneti vaad etmiştir.Insana hizmet için evreni ( su ,agaç , hayvan , bitki...) yaratan Allah , dünyada huzur , barış içinde yaşaması için emir-yasaklar ( ibadeti ) insanlara bildirmiş , bunlar yapanlarada cenneti vermistir.Insan üç nedenle yaratılmıştır : Allah sevdigi için insanı yaratt , insana hizmet etsin diye evreni yarattı , cennete gidelim diyede , cennetin anahtarı olan Kur an ı indirdi. Ibadet dünyayı cennete çevirir, ahirettede cenneti garantiler...yaratılmasaydık , cennete gitme ihtimalimiz olmazdı.




NOT :Agrı ,sızı , ateş , diş ve karın ağrısı ...Allah ın insanlara verdiği bir ceza degil , bir hediye , bir iyilik , bir lutüftur. Çünkü karın ağrısı olmasa karnımızdaki hastalıktan haberimiz olmazdı , dişimiz ağrımasa , dişimizi kaybedebilirdik ve bizim haberimiz bile olmazdı ...O ağrı , sızılar... bizim hastalıklara karşı alarm sistemimizdir ve iyi ki onlar vardır.O halde ağrı , sızı ...bir ceza değil , bir mükafat , bir hediye ?dir.

_________________
"ilahi ente maksudi


ve rıdake matlubi"

Rabbi yessir velâ tuassir Rabbi temmim bi'l-hayr
Rabbim! kolaylaştır zorlaştırma, Rabbim hayırla sonuçlandır
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
aSuDe
Admin


Rep Puanı : uğurböcüğü
Mesaj Sayısı : 2142
Site Aktifliği : 6286
Kayıt tarihi : 24/09/08
Yaş : 32

MesajKonu: İlk İnsandan İtibaren Gelen Din İslamiyettir - İlk Din İslamiyet   C.tesi Tem. 25, 2009 1:06 pm

...::: İLK İNSANDAN İTİBAREN GELEN DİNİN ADI İSLAMİYET'TİR :::...

Allah-u Teala ilk insan Hz. Adem’e, onun ve çocuklarının dünyada rahat ve huzur içinde yaşamaları için, ahirete cennete gidebilme sebepleri olabilecek bazı kuralları sayfalar halinde ( 10 sahife) indirir.


Aradan insanlar zamanlar geçer. İnsanlar bu kuralları bozar, unuturlar. Kullarına daima şefkatli olan Allah-u Teala sayfalar halinde Hz. Şit’e (50 sayfa), Hz. İdris’e (30 sayfa), Hz. İbrahim’e (10 sahife) dünya ve ahiret huzurunu sağlayacak kurallar gönderir. İnsanlar her defasında bunları bozar, sapıtır, ahlaksız, zalim bir toplum olurlar.



Allah-u Teala insanlar çoğalıp sayıları ve sorunları artınca onlara olan acıma ve merhametinden dolayı bu defa sayfa değil kitap gönderir. İnsanlar dünyada mutlu olsunlar, ahrette cehennemden kurtulsunlar diye Hz. Musa’ya Tevrat’ı indirir. İçinde devlet yönetimi, ahlak, geçmiş toplulukların ibretlik hikayeleri vardır. Ama insanlar zamanla bu kuralları bozar tahrif eder, yok ederler. Allah-u Teala kullarına yine kitap, yine peygamberler gönderir. Bazı aşırı zalim toplulukları helak edip, benzeri yolda olanları böylece uyarır. Tevrat’ın bozulmasından sonra Allah-u Teala Hz. Davut’a Zebur’u indirir. İçerisinde ilahiler, dualar,vardır...Aradan zaman, insan, mekanlar geçer. İnsanlar Zebur’u da bozar.


Allah-u Teala yine kitap gönderir. Hz. İsa’ya İncil’i indirir. İçinde ahlaki kurallar vardır fakat insanlar kısa süre içinde bunu da bozarlar, tahrif ederler ve 571 yılına gelinir. Allah-u Teala tüm zaman ve toplumlara indirdiği kuralların hepsini birden Kur’an-ı Kerim de toplar ve Hz. Muhammed’e gönderir. İçinde yönetim, ahlak, iktisat, dua, tevhit, kıssalar... vardır. Hz. Adem, Musa, İsa, Davud’a... gönderilen kuralların tümü artık tek bir kitaptadır... Kur’an-ı Kerim’de Allah-u Teala’nın “Kur’an-ı ben indirdim, ben koruyacağım” taahhüdü bulunmaktadır.Kıyamette yaklaşmıştır. Kur’an asla bozulmayacaktır. Tüm resullere indirilen kuralların hepsi Kur’an-ı Kerim’de biz Müslümanlara bildirilmiştir. O nedenle bizler tüm resul ve kitaplara inanmak zorundayız. Çünkü onlar aynı Allah’ın kurallarıdır ve aynı kurallar bizlere bildirilmiştir. Kısaca Hz. Adem’in kuralları da Hz. Musa, Hz. Muhammed’in kuralları da aynıdır.


Eskiden o kurallara Yahudilik- Hıristiyanlık deniyordu. Şimdi İslamiyet. Ama kurallar, ilahi mesaj ve o mesajın sahibi aynı ilahtır. Peygamberler , kitap isimleri ve dinlerin adları faklı olabilir ama öz, mesaj hep aynı idi. Allah-u Teala bütün insanlara aynı kuralları (İslâmiyet’i) emretmiş, bu kurallar Kur’an gelene kadar insanlar tarafından devamlı bozulmuştur.


Kıyamet yaklaştığı için Kur’an-ı Kerim Allah tarafından koruma altına alınmıştır ve içindeki tüm resullere indirilen kuralların ana hatları ve yeni duruma göre yenilenen hükümleri ile tamamı, bozulmadan kıyamete tek baki kalacaktır.

NOT : Bütün dinlerde İslamiyet’in kurallarının indirildiğine dair deliller :

Allah-u Teala her topluluğa mutlaka bir peygamber indirmiştir. İlahi mesajın ulaşmadığı hiç bir kavim, topluluk yoktur. Kızılderililerden, Çinlilere, zencilerden, beyazlara...Putperest, politeist ( çok tanrılı) dinlerin kökenine baktığımızda hepsinde ilahi mesajın bozulmamış kırıntılarını görmek mümkündür. Yahudiler domuz eti yemezler, faiz almaz, kumar oynamazlar. Tekke takarlar , cumartesi günü toplanırlar .Hıristiyan papazlar oruç tutar, tekke takarlar, pazar günü toplanırlar. Hıristiyan rahibeler tesettürlü gezerler.Kızılderililer tanrılarına büyük ruh derler:Adem (AS)'a üflenen ilahi ruh'un ASLI ,BÜTÜNÜ , büyüğü Yüce Yaratıcı'dadır. Afrika’da Mau mau kabilesi " tek olan doğmamış ve doğurulmamış eşi benzeri olmayan her şeyi bilen işiten güçlü... bir tanrıya " inanırlar :İhlas suresi , aynen...! Orta Asya'daki Türkler Ahiret'e inanırlardı.Hindu tanrılarının pek çok kolu ve gözü vardır , yani "Tanrı her şeyi görür ve her şeye ulaşır ."... Fakat zamanla Allah’tan gelen mesajlar insanlarca bozulmuş ve asli özelliklerini kaybetmişlerdir.

Bazılarının iddia ettiği gibi : Kur’an’da olan bazı bilgiler tevrat ve incilde de aynen vardır, o halde
(Haşa ) Muhammed Kur’an’ı Tevrat-İncile bakarak yazdı iftirasının cevabı kendiliğinden ortaya çıkmaktadır :

Hepsi aynı kaynaktan (Yüce Yaratıcıdan ) gelmektedir, Tevrat-İncil bozulduğu , değiştirildiği için Kur’an’a zıt , ondan farklı görünürler , bozulmayan yerler ise kur’an’la aynıdır, çünkü Allah’ü Teala hep aynı kuralları emretmiş ve yasaklamıştır.

_________________
"ilahi ente maksudi


ve rıdake matlubi"

Rabbi yessir velâ tuassir Rabbi temmim bi'l-hayr
Rabbim! kolaylaştır zorlaştırma, Rabbim hayırla sonuçlandır
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
aSuDe
Admin


Rep Puanı : uğurböcüğü
Mesaj Sayısı : 2142
Site Aktifliği : 6286
Kayıt tarihi : 24/09/08
Yaş : 32

MesajKonu: Allah'ın Varlığına Deliller..   Çarş. Ağus. 12, 2009 8:12 pm

Allah'ın Varlığına Deliller


1) İmkân Delîli


Varın ispatı yokun ispatından her zaman daha kolaydır. Bir elma cinsinin yeryüzünde bulunduğunu, bir tek elmayı göstermekle ispat edebiliriz. Halbuki yokluğunu iddiâ eden kimse bütün yeryüzünü, hattâ kâinatı dolaşıp, ancak ondan sonra onun yokluğunu ispat edebilir. Bu ise, imkânsızlık çapında bir zorluk demektir. Öyleyse diyebiliriz ki, yok hiçbir zaman ispat edilemez...

İki ispat edici, binlerce nefy ve inkâr ediciye tercih edilir. İki kişi aynı hakikatte ittifak etmişse, binlerce insanın kendi dar pencerelerinden şahsî bakışlarıyla onu inkârları hiçbir değer ifâde etmez.

Bir sarayın kapılarından 999'u açık, biri kapalı olsa, kimse o saraya girilemeyeceğini iddia edemez. İşte inkârcı, devamlı sûrette kapalı olan o bir tek kapıyı nazara verip onu göstermek ister. Aslında o kapı da, onun ve onun gibi olanların gözlerine çekilmiş perde sebebiyle onların ruh dünyâlarına kapalıdır. Mü’min için kapalı kapı yoktur. Yeter ki gözlerini yummasın!... Zaten 999’u herkese açıktır. Hem de ardına kadar... İşte o kapı ve o delîllerden ilki: Âlem, mümkinât nev’indendir. Yani varlık ve yokluğu müsâvidir. Varolduğu gibi, olmayabilir de. Varolurken de, hadsiz oluş keyfiyetlerinden herhangi birinin olması imkân dahilindedir. Yani en az varolan kadar olmayan da varolma şansına sahiptir. Her mümkün ise, kendi dışındaki bir sebebe bağlıdır. Öyleyse önce varolmayı, sonra da varolma şekil ve keyfiyetini, olmamaya ve olması mümkün diğer şekil ve keyfiyetlere tercih eden birisi vardır. O da Allah'tır (cc).

2) Hudûs Delîli

Âlem mütegayyirdir, durmadan değişiyor. Değişen her şey sonradan olmuştur. Bu bakımdan madde ezelî olamaz. Evet, maddenin termodinamik kanununa göre sürekli yokluğa doğru kayması, kâinatın durmadan genişlemesi, güneşin süratle tükenişe doğru yol alması gibi vakalar, varlığın bir başlangıcı olduğunu gösteriyor. Sonradan olan her varlığın bir yaratıcısı vardır; illetsiz malûl, sebepsiz netice ve sanatkârsız sanat mümkün değildir. Sebepler ise zincirleme devam edip sonsuza kadar gidemez. Öyleyse durmadan değişen, ezelî olmayıp sonradan meydana gelen ve bir ilk sebebe muhtaç olan şu madde âleminin de bir muhdisi vardır. O da Allah'tır (cc).

3) Hayat Delîli

Hayat şeffaf bir muammâ!.. Evet o, zâhirî sebeplerle izah edilemeyecek kadar düşündürücü ve Yaratıcı Güc’e delalet etmesi bakımından da şeffaftır. Evet o, doğrudan doğruya Yaratıcısını gösterir ve ilân eder. O, muammâ oluşuyla ilim adamlarını, şeffafiyetiyle de avamdan insanları büyüleyen sihirli bir vak’adır. Ve hayat âdeta hâl diliyle: “Beni var edip yaratan ancak Allah'tır (cc)” der..

4) İntizâm Delîli

Her varlık kendi parçalarıyla bir âhenk ve bütünlük içinde olduğu gibi, bütün kâinat da kendisini meydana getiren varlık parçalarıyla bir âhenk ve bütünlük içindedir. Bu ise bir nizam ve intizamın varlığını haber veren yanıltmaz bir delildir ve bir Nâzım’a delalet eder ki, O da ancak Allah'tır (cc).

5) San'at Delîli

Atomdan insana, hücreden galaksilere kadar bütün kâinatta ince ve baş döndürücü bir sanat göze çarpmaktadır. Evet, bir baştan bir başa kâinattaki her eser:

Çok büyük sanat değerine sahiptir;
Çok kıymetlidir;
Çok kısa zamanda ve çok kolay yapılmaktadır;
Çok sayıda olmaktadır;
Karışık ve çeşit çeşittir;
Devamlıdır.
Halbuki, zâhire göre kısa zamanda, çok sayıda, kolay ve karışık yapılan işlerde sanat ve kıymet olmaması gerekir. Ancak yapan Allah (cc) olursa, o zaman her şey değişir ve zıtlar bir araya gelir!.

6) Hikmet ve Gaye Delîli

Her varlıkta kendine mahsus bir gâye, bir maksat, bir fayda ve bir netice takip edildiği göze çarpmakta ve bir zerrede dahi abes, gâyesizlik, manâsızlık ve israf sayılacak herhangi bir durum müşâhede edilmemektedir. Halbuki, ne madde aleminde, ne bitki ve hayvanât dünyasında, ne de eşya ve hâdiselerde şuur ve idrâk mevcut değildir ki, bu gayeler silsilesi takip edilebilsin.. öyle ise, Kâinattaki bu şuurlu işleyişi ve bu hikmet ve gâyeleri ancak Allah'a (cc) isnat etmekle makul bir yol tutmuş olabiliriz.

7) Şefkat-Merhamet ve Rızık Delîli

Bütün yaratıkların ve bilhassa insanın ihtiyacı sonsuz, ihtiyarı ise bir hiç hükmündedir. Öyleyken, bütün ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçları hiç ümit edilmeyen yerden ve hiç ümit edilmeyen bir tarzda, kimin neye ne kadar ihtiyacı varsa, o keyfiyet ve miktarda karşılanmaktadır. Yardım gönderilmesi, gönderilen bu yardımın ihtiyaca tam cevap vermesi açıkça ispat ediyor ki, bütün bu ihtiyaçlara, her şeye kendisinden daha yakın bir şefkat eli cevap vermektedir. Kâinat çapında işleyen ve sonsuza kadar da işleyecek olan bu sistemli şefkat, merhamet ve rızıklandırma, bütün bu işleri yapabilme sıfatlarıyla muttasıf ve noksan sıfatlardan da münezzeh bir Zât-ı Akdes’i anlatmakta ve ispat etmektedir.

8 ) Yardımlaşma Delîli

Biri birine en yakın olandan en uzak olana kadar, bütün mahlûkat birbirlerinin yardımına koşuyor. Aralarında hiç münasebet bulunmayan iki ayrı varlık cins ve nev’i, böyle bir yardımlaşmada âdetâ aynı bütünün parçaları haline gelip birbirini tekmil edip tamamlıyor. Düşünmeli ki, bakteriler, solucanlar ve toprak elbirliği içinde ve aynı gâye etrafında toplanıp bitkilerin imdâdına koşuyor ve bu imdâda koşuş tekerrür edip duruyor. Akıl ve şuurdan mahrum bu varlıkların, aklı hayret ve şuuru hayranlık içinde bırakan bu faaliyetleri, perde arkasında Vâcib-ül Vücud bir Zât'ın hikmet dolu faaliyetini gözler önüne sermektedir. Yani bütün kâinat, bu yardımlaşma diliyle “Allah” demektedir...

9) Temizlik Delîli

İnsandan arza, arzdan semânın derinliklerine kadar bütün kâinattaki nezafet ve temizlik, başlı başına bir delîl olarak, bize Kuddûs ismiyle müsemma bir Zât'ı (cc) anlatmaktadır.

Evet, toprağı temizleyen bakteriler, böcekler, karıncalar ve nice yırtıcı kuşlar.. rüzgâr, yağmur ve kar.. denizlerde aysbergler ve balıklar; fezamızda atmosfer, semada kara delikler; bünyemizde kanımızı temizleyen oksijen ve ruhumuzu sıkıntılardan kurtaran mânevî esintiler, hep Kuddûs isminden haber vermekte ve o ismin verasındaki Zât-ı Mukaddes’i göstermektedir.

_________________
"ilahi ente maksudi


ve rıdake matlubi"

Rabbi yessir velâ tuassir Rabbi temmim bi'l-hayr
Rabbim! kolaylaştır zorlaştırma, Rabbim hayırla sonuçlandır
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
aSuDe
Admin


Rep Puanı : uğurböcüğü
Mesaj Sayısı : 2142
Site Aktifliği : 6286
Kayıt tarihi : 24/09/08
Yaş : 32

MesajKonu: Geri: Allahu Tealanın Varlığını İspatlıyoruz...   Çarş. Ağus. 12, 2009 8:14 pm


10) Sîmâlar Delîli

Esasen bütün mâhlûkata teşmili mümkün iken, meseleyi müşahhaslaştırmak açısından, sadece insanı ve her insan ferdini diğerlerinden farklı kılan onun en bariz ayırıcı vasfı durumundaki sîmâsını ele alarak mevzûya yaklaşmış olalım: Herhangi bir insanın sîması, en ince teferruatına kadar kendisinden evvel geçmiş milyarlarca insandan hiçbirisine kat'iyen benzememektedir. Bu kâide, kendisinden sonra gelecekler için de aynen geçerlidir. Bir cihette birbirinin aynı, diğer cihette birbirinden ayrı milyarlarca resmi küçücük bir alanda çizip, sonra da kendileri gibi olması mümkün milyarlarca resimden ayırmak ve her şeyi sonsuz ihtimal yolları içinde bir yola ve bir şekle sokmak, elbette ve elbette yarattığı her varlığı, hem de hiç kapalı bir yanı kalmamak üzere bilen ve o varlığa istediği şekli vermeye gücü ve ilmi yeten Cenâb-ı Hakk'ı en sağır kulaklara dahi duyuracak kuvvette bir ilândır. Evet, sîmâda yer alan uzuvları başka sîmâlardaki uzuvlardan ayrı yaratmak ve her gözü, mutlak surette diğer gözlerden tefrik ettirici bir özellikle teçhiz etmek, gözünde fer olmasa bile, sînesinde kalb bulunan her vicdân sahibine, bütün bunları yaratıp sonsuz hikmetlerle donatan Zât'ı (cc) gösterir ve tanıttırır..

11) Sevk-i İlâhî Delîli

Yavru ördek, yumurtadan çıktığı anda yüzmesini becerebiliyor. Kozadan çıkan karıncalar, hemen dehliz kazmaya başlıyorlar. Arı, çok kısa zamanda sanat hârikası olan peteği; örümcek ise, gergef inceliğindeki ağını örebiliyor. Bütün bunlardan anlıyoruz ki, bunlar ve bunlar gibi olanlar başka bir âlemde kendilerine öğretilen mâlumatla ve yaratılıştan gelen bir kâbiliyetle iş görüyorlar. Halbuki insan, her şeyi bu dünyada öğrenmek mecburiyetindedir; hem de varlıklar arasında istidatça en mükemmel yaratık olduğu halde. Demek oluyor ki, diğerlerine bu husûsiyetleri veren bizzat kendileri değil, her yaptığını hikmetle yapan bir Zât'tır ki, onlara böyle ihsanda bulunmuş...

Kilometrelerce ötede yumurtalarını bırakıp dönen yılan balıklarının yavruları, yumurtadan çıkar çıkmaz yola koyulur ve annelerini sanki elleriyle koymuş gibi bulurlar. Bunu İlâhî bir sevkten başka ne ile izah edebiliriz? Hayvanlarda gördüğümüz bu hârikulâdelik, ancak ve ancak Allah'ın (cc) bir vergisi olarak açıklanırsa, işte o zaman buna aklî ve mantıkî bir açıklama nazarıyla bakılabilir. Yoksa, başka her yorum, sadece bir safsatadan ibaret kalır..

12) Rûh ve Vicdân Delîli

Mahiyetini bilmemekle beraber, varlığından kimsenin şüphe etmediği rûhumuzun ve ona ait fonksiyonların cesedimize hükmediş keyfiyeti de, yine Cenâb-ı Hakk'ı bildiren delîllerdendir. Dünyada Emir Âlemi’ni temsil eden cevher rûhtur ve rûh, bu âleme ancak terakkî ve tekâmül için gelmiştir. Hikmetin neticeye tesiri mevzûmuzun haricinde olduğu için, biz burada yalnızca onun delâlet ettiği noktaya temasla iktifa ediyoruz. Evet, madde âlemiyle mâhiyeti noktasında hiçbir münâsebeti olmayan rûhun kendine mahsûs bir âlemden buraya gönderilişi, olgunlaştırılmaya tâbi tutuluşu ve bunun da belli bir programla yürütülüşü, şüphesiz Cenâb-ı Hakk'ı ilân eden en mühim delillerden biridir.

Diğer taraftan, insandaki iç sezişler ve zâhirî hiçbir sebep yokken Rab'be dönüşler ve O’na yönelişler ve bu hâdiselerin milyonlara ulaşan adette tekrar edilişi açık bir delildir ki, insanda yaratılıştan var olan ve Hakk'ı bulmanın en mühim vesilelerinden biri durumunda bulunan vicdân, kendi Yaratıcısı’na, O’na perestiş etme derecesinde meftundur ve bütün varlığıyla O'nunla irtibat halindedir. Zaten “Elest Bezmi” nin yanıltmaz şahitlerinden biri de, vicdân değil midir? İşte vicdân, bu şahitliğin hakkına riâyet zarûret ve mecbûriyetinin sevkiyle “Allah” demektedir...

13) Fıtrat ve Tarih Delîli

Her insanda iyi ve güzele karşı bir sevgi, buna mukabil kötü ve çirkine karşı da bir nefret hissinin varlığı, aksi hiç kimsenin hatırından bile geçmeyecek vuzûh ve açıklıkta bir realitedir. Demek oluyor ki, bu duygular, ahlâklı davranma ve iyi işler yapma yönündeki meyilleri ve ahlâksızlıktan ve çirkin davranışlardan da nefret verip kaçınmayı temin eden yapıları itibâriyle delalet etmektedir ki, insana iyiyi, güzeli emreden ve onu kötülük ve çirkin davranışlardan men eden sistemin sahibi kim ise, kendisine bu duyguları veren de, O Zât'tır. Bu Zat da, hiç şüphesiz Allah'tır (cc).

Dinler tarihi şahittir ki, beşeriyet hiçbir devrini dinsiz geçirmemiştir. Bâtıl, hattâ gülünç dahi olsa hemen her devirde bir dine inanmış ve bir manevî sistemi takip etmiştir. Ayrıca, inanmak bir zarûrettir; zira o fıtratta vardır. İnsan fıtratına bu ihtiyacı yerleştiren Zât'la, bize inanmayı emreden Zât, aynı Zât'tır. Ve O da Allah'tır (cc).

14) Duygular Delîli

İnsan, binlerce duyguyla teçhiz edilip donatılmıştır. Her duygu, madde dışı bir âlemden mesaj mahiyeti taşır. Ancak insanda bir duygu daha vardır ki o, doğrudan doğruya Cenâb-ı Hakk'ı tanıtır. Bu duygu, insanda varolan ebed ve sonsuzluk duygusudur. Bu duygu sebebiyle insan, dâima ebed için didinir ve ebed için çırpınır. Sonlu olan hiçbir şey, onu hakiki manâda tatmin edemez. Ve bu duygu, insana başka bir sonlunun tesiriyle tevdî edilmiş olamaz. Sonlu olan sebeplerin hiç biri, bu sonsuzluk bâdesini sunamaz. Halbuki, bunun varlığı bir vâkıadır, inkârı da kâbil değildir. Öyleyse bu duygu bize, bizi bu duygu ile yaratan Zât tarafından verilmiştir.. Ve, ebedî hayatı da yine O verecektir.

15) İttifak Delîli

On tane yalancı, arka arkaya gelip bize evimizin yandığını söylese, bu adamların hayatta bir defa dahi doğru söylediklerini duymamış olmamıza rağmen, “ihtimal” der onlara inanırız. Zirâ ortada bir ittifak hâdisesi var. Halbuki, bahsini ettiğimiz ittifak, binlerce Peygamber, yüzbinlerce evliya ve milyonlarca da inanan insan arasında meydana gelmiş bir ittifaktır. Muhtelif zamanlarda ve ayrı ayrı mekânlarda yaşamış bu insanların ittifak ettiği en birinci nokta, “Allah vardır” hakikatıdır. On yalancının bir yalan üzerindeki ittifakına ehemmiyet verildiği halde, milyonlarca, hem de hayatlarında bir kere dahi yalan söyledikleri duyulmamış Nebîler ve velilerin bu çaptaki ittifakına inanmayan insan nasıl insan olabilir? Ve ona nasıl akıllı denebilir..?

16) Kur'ân Delîli

Kur'ân-ı Kerim'in Kelâmullah olduğunu ispat eden bütün deliller, aynı zamanda Cenâb-ı Hakk'ın varlığının da bürhanları durumundadır. Kur'ân'ın Allah kelâmı olduğuna dâir yüzlerce delil vardır ve bunlar, o mevzû ile alâkalı İslâm kaynaklarında en ince teferruatına kadar tafsil edilmiştir. Biz, meselenin ispat yönünü o eserlere havale ile iktifa ediyoruz. Evet, bütün bu deliller, kendilerine mahsûs dilleriyle “Allah vardır” derler.

17) Peygamberler Delîli

Peygamberlerin ve bilhassa Peygamberler Efendisi İki Cihân Serveri'nin (sav) peygamberliğini ispat eden bütün deliller de, yine Cenâb-ı Hakk'ı anlatan bürhanlara dahil edilmelidir. Zirâ Peygamberlerin varlıklarının gayesi, Tevhid, yani Allah'ın varlık ve birliğini ilân etmektir. Öyleyse, her peygamberin kendi peygamberliğini ispat eden bütün delilleri, aynı zamanda bütünüyle Cenâb-ı Hakk'ın varlığına da delil olmaktadır. Ne var ki, onların peygamberliğini ispat eden delillerin serdi, şu andaki mevzûmuz dışında kaldığından, teker teker üzerlerinde durmayacağız. Şimdilik sadece şunu arz edelim ki, bir peygamberin hak nebî olduğunu ifâde eden bütün deliller, aynı kuvvetle, hattâ daha da öte bir kuvvetle “Allah vardır ve birdir” demektedir.

_________________
"ilahi ente maksudi


ve rıdake matlubi"

Rabbi yessir velâ tuassir Rabbi temmim bi'l-hayr
Rabbim! kolaylaştır zorlaştırma, Rabbim hayırla sonuçlandır
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Allahu Tealanın Varlığını İspatlıyoruz...   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Allahu Tealanın Varlığını İspatlıyoruz...
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
MücriM :: Mânâ :: Allah (cc)-
Buraya geçin: