MücriM


Tut Elimden Tut Ki Edemem Sensiz Rabbim..
 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap
“İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.'' (Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16)
“Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir'' (Tirmizî, İlm, 14)
Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.(Müslim, Birr, 33; ‹bn Mâce, Zühd, 9;Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.)
Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır.(Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10)

Paylaş | 
 

 Yetimlere İyi Davranma

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
aSuDe
Admin
avatar

Rep Puanı : uğurböcüğü
Mesaj Sayısı : 2142
Site Aktifliği : 6286
Kayıt tarihi : 24/09/08
Yaş : 33

MesajKonu: Yetimlere İyi Davranma   Paz Haz. 06, 2010 8:34 pm

Yetimlere İyi Davranma

Yetimlere iyi davranmak (ihsan) zorunludur. Bu yüzden, öksüzü kakıştırmak, “dini/ahireti yalan sayan” tutumlar arasında yer alır: “Dini/ahireti yalan sayanı gördün mü? Öksüzü kakıştıran, yoksulu doyurmaya yanaşmayan kimse işte odur.” (Mâûn, 107/1-2)
Yetimlere iyi davranmak, bir anlamda, yetimler yetimi Hz.Muhammed’e (s.a.) iyi davranmak demektir. Hz. Ayşe anlatır: Bana, iki (yetim) kızıyla birlikte bir kadın geldi. Benden bir şeyler istedi. Yanımda sadece tek bir hurma vardı. Hurmayı ona ikram ettim. Kadın da onu, iki kızına pay etti. Sonra kalkıp evden çıktı gitti. Ardından Rasulullah (s.a.) eve gelince, olayı ona anlattım. Şöyle buyurdu: “Kim bu kızlara iyilik yapar ve güzel bakarsa, kızlar onun için ateşten kendisini koruyan bir yerde olurlar.” (Buhari, zekat, 10; Müslim, birr, 147)
Yetim başını okşamak, sevapların en büyüğünü kazandırır: “Kim Allah rızası için bir yetimin başını okşarsa, elinin dokunduğu her saç sayısınca iyilik yazılır. Kim yanında bulunan yetim erkek veya kız çocuğa iyi davranırsa, ben ve o, cennette şu ikisi gibidir.” (Ahmed bin Hanbel, Müsned, 5/250)
Yetimin kaybettiği davada, Hz.Muhammed (s.a.) kazanan tarafa, bağış yoluyla yetimin gönlünü kazanmasını önermiştir. Uhud Savaşı’ndan önce, Ensar’dan Ebu Lübabe ile yine Ensar’dan bir yetim arasında, bir hurma bahçesi yüzünden anlaşmazlık çıkmıştı. Hz.Muhammed (s.a.), Ebu Lübabe’nin haklılığına karar verdi. Ancak hakkını, yetim çocuğa bağışlamasını önerdi. Kendisine bunun karşılığında, Cennet’te bir hurma bahçesi bağışlanacağını belirtti. Ne var ki Ebu Lübabe, bu öneriye yanaşmadı. Hz.Peygamber (s.a.) biraz gücendi. O sırada İbnü’d-Dehhaha, Hz.Peygamber’e (s.a.), yetime bir hurma bahçesi bağışladığı takdirde, kendisinin nasıl bir ödül göreceğini sordu. Hz.Muhammed (s.a.), Cennet’te bir bahçe ödülü verileceğini söyledi. İbnu’d-Dehhaha, hurma bahçesini satın alarak yetime bağışladı. Hz.Peygamber (s.a.), bu davranışa çok sevindi. (Vâkıdî, Megâzî, 1/281)
Yetimler yetimi Hz.Muhammed (s.a.), “Ey Yüce Allahım! Şu iki zayıfın/horlananın, yetimin ve kadının haklarını gereğince koruyamayacağım diye ürpermekteyim.” (Nesâî, 5/363; İbn Mâce, edeb, 6) diye dua etmiştir.
Kur’an-ı Kerim, Mekke’deki zengin Kureyşlileri, yetimi ve yoksulu ihmal ettikleri için nankörlükle niteleyerek şiddetle eleştirmektedir: “Hayır; yetime karşı cömert davranmıyorsunuz. Yoksulu yedirmek konusunda, birbirinize özenmiyorsunuz. Size kalan mirası, hak gözetmeden yiyorsunuz. Malı pek çok seviyorsunuz. Ama yer, çarpılıp paralandığı zaman...” (Fecr, 89/17-21) Dolayısıyla, Müslüman bir toplumda yetimler, sadece yiyecek, elbise ve barınak değil, aynı zamanda saygı da görecektir.
Yetimi evde barındırmak elbette çok önemlidir, ama sadece barındırmak yetmez, yetime ayrıca iyi davranmak gerekir: “Müslümanlar içinde en hayırlı ev, kendisine iyilik yapılan bir yetimin bulunduğu evdir. Müslümanlar içinde en kötü ev de, kendisine kötülük yapılan bir yetimin bulunduğu evdir. Ben ve yetime bakan kimse, Cennet’te şu iki parmak gibiyiz.” (İbn Mâce, edeb, 6)
Yetimi ve yoksulu koruyan, komşusuna yukarıdan bakmayan, Allah’ın korumasına girer: “Beni hakla gönderen Allah’a yemin ederim ki, yetime merhamet edene, ona yumuşak konuşana, onun yetimliğine ve zayıflığına acıyana ve Allah’ın kendisine lütfettiği imkanlar sebebiyle komşusuna tepeden bakmayana, Allah kıyamet gününde azap etmez.” (Ahmed bin Hanbel, Müsned, 2/263, 387)
Hz.Peygamber (s.a.), huzuruna gelerek, kalbinin katılığından yakınan bir adama, şunu tavsiye etmiştir: “Kalbinin yumuşamasını istiyorsan, yoksulu doyur ve yetimin başını okşa.” (Ahmed bin Hanbel, age, 2/263, 383, 387)
Erenlerin büyüklerinden Hoca Ahmed Yesevi, Hz.Muhammed’in yetimliği ve yetimlere şefkatiyle ilgili şiirinde, yukarıdan beri gördüğümüz bu ayetleri ve hadisleri birleştirerek, çok canlı bir temsille şöyle dile getirir:
Resul huzuruna bir yetim gelir;
Garip ve düşkünüm diye söyler.
Rahim kıldı Resul onun haline,
Dileği ne ise getirdi yerine.
Resul dedi: Ben de yetimim,
Yetimlikle gariplikle büyüdüm.
Muhammed dediler: Her kim yetimdir,
Biliniz benim has ümmetimdir.
Yetimi görseniz, incitmeyin siz,
Garibi görseniz dağ etmeyin (yaralamayın) siz.
Yetimler bu cihanda har (hor) olmuştur,
Gariplerin işi müşkül olmuştur.1

Akıllı isen, gariplerin gönlünü avla,
Mustafa gibi, ülkeyi gezip yetim ara,
Dünyaya tapan soysuzlardan yüz çevir. 2
Veli/vasi, yetim çocuğa iyi davranmakla yükümlüyken, yetim çocuk da itaat göstermekle yükümlüdür. Yetimin veliye/vasiye itaatsizliği şirretlik ölçüsüne varmış ve veli/vasi tarafından önü alınmaz duruma gelmişse, artık beklenen yarar ortadan kalkmış olacağından, yetimin veliden/vasiden alınarak, bir ıslah kurumuna veya sosyal kuruma verilmesi en uygun yoldur.

_________________
"ilahi ente maksudi


ve rıdake matlubi"

Rabbi yessir velâ tuassir Rabbi temmim bi'l-hayr
Rabbim! kolaylaştır zorlaştırma, Rabbim hayırla sonuçlandır
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Yetimlere İyi Davranma
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
MücriM :: Mânâ :: İslami Konular-
Buraya geçin: