MücriM


Tut Elimden Tut Ki Edemem Sensiz Rabbim..
 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap
“İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.'' (Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16)
“Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir'' (Tirmizî, İlm, 14)
Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.(Müslim, Birr, 33; ‹bn Mâce, Zühd, 9;Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.)
Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır.(Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10)

Paylaş | 
 

 Prf.Dr. Mahmud Es'ad Coşan: Her Akşam Yetmiş Defa İstiğfar Et!

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
aSuDe
Admin
avatar

Rep Puanı : uğurböcüğü
Mesaj Sayısı : 2142
Site Aktifliği : 6286
Kayıt tarihi : 24/09/08
Yaş : 32

MesajKonu: Prf.Dr. Mahmud Es'ad Coşan: Her Akşam Yetmiş Defa İstiğfar Et!   Perş. Mayıs 13, 2010 5:34 pm


Prf.Dr. Mahmud Es'ad Coşan: Her Akşam Yetmiş Defa İstiğfar Et!



(İstağfirillâhe fil-yevmi seb'îne merreh) "Bir günde yetmiş defa estağfirullah de!" Ne zaman?.. Zamanını da beyan buyuruyor: (Kable en tağîbeş-şems) "Güneş batmadan evvel." Demek ki ikindiden sonra yetmiş defa istiğfar eylemesini, tevbe eylemesini tavsiye ediyor Peygamber Efendimiz.

Mükâfâtını da beyan buyuruyor: (Yuğferu leke seb'îne àmen) "Yetmiş yıllık günahın böylece affolur."

İkindinden akşama kadar olan vakit, yâni asır zamanı, çok önemli bir zamandır. Günün sonudur, bittiği zamandır. İslâmî mantığa göre, zamanı bölümlendirmeye göre, güneşin batmasıyla bir gün biter. Akşam ezanıyla yeni bir günün zamanı, dakikaları, saniyeleri başlamış olur.

Demek ki güneşin batmasıyla, bir gün aramızdan çekilip gidiyor. Geri getirmek mümkün değil giden günü. O gün hayır yaptıysak, ne mutlu... Kötülük yaptıysak, o da defterimize yazılacak. Onun azabı ikàbı olacak.


Onun için akşama doğru ibadet etmek, tevbe ve istiğfar eylemek, tazarru ve niyazda bulunmak hadis-i şeriflerde tavsiye edilmiştir. Abdül-aziz Hocamız (Rh.A), bizden önceki ağabeylere anlatırmış:

En bereketli, duaların en güzel olduğu zamanlardan birisi, tabii seher vaktidir. Yâni geceleyin kimsenin olmadığı zamandır. Gece, sahur vakti, sabahın olmasına biraz daha vakit var, gecenin sonu... Bu en güzel, sevabın en çok kazanılacağı zamanlardan birisidir. Çünkü Cenâb-ı Hak kullarına seslenir:

"--Yok mu benden afv ü mağfiret isteyen, afv ü mağfiret edeceğim, haydi istesin!" diye kendisinin teklif buyurduğu zamandır. Seher vaktinde istiğfar çok önemlidir. Yunus Emre'mizin dediği gibi:


Dağlar ile taşlar ile,
Çağırayım Mevlâm seni;
Seherlerde kuşlar ile,
Çağırayım Mevlâm seni!..


Çağırayım, dua edeyim, zikredeyim demek. Kuşlar böyle gecenin son zamanı oldu mu, daha sabah olmadan evvel, cıvıldaşmalarını arttırırlar. Sanki kendi dilleriyle tevbe ve istiğfar ediyorlar, tesbih eyliyorlar.


Şimdi, gecenin o vakti çok önemlidir; bir... Dikkat etmek lâzım, o vakitte kalkmak lâzım! Abdest almak lâzım, teneccüd namazı kılmak lâzım, tevbe ve istiğfar eylemek lâzım!..

Güneşin doğduğu zaman çok önemlidir. Sabah namazından sonra, güneşin doğma zamanı. Güneşin doğmasına işrak diyoruz. Şarkta ışıklarını dünyaya saçmağa başladığı zaman.

Biliyorsunuz, sabah namazından sonra işrak zamanına kadar zikirle meşgul olmak çok sevaptır. Bir hac ve umre sevabı vaad edilmiştir. Efendimiz üç defa: "Tam bir hac ve umre sevabı kazanır... Tam bir hac ve umre sevabı kazanır... Tam bir hac ve umre sevabı kazanır." diye buyurmuş.

Onun için selef-i sàlihînimiz, evliyâullah büyüklerimiz, bu hadis-i şerife dayanarak, bize sabah namazından sonra camide oturup, ilim irfan öğrenip, Evrâd-ı Şerife'yi okuyup, duaları yapıp, kerahat vakti çıkıncaya kadar; yâni güneş doğup da etrafı biraz aydınlatıncaya kadar, şöyle güneşin doğmasından yarım saat, kırk dakika, elli dakîka (en az yirmi-yirmiiki dakîka) geçinceye kadar ibadetle meşgul olup, ondan sonra kalkıp iki rekât namaz kılmayı tavsiye etmişlerdir. Buna İşrak namazı denilir. O vakit de çok kıymetli... Duaların kabul olduğu bir zaman.

Üçüncüsü de, işte bu güneşin battığı, günün bittiği zamandır. Burada Peygamber Efendimiz onu tavsiye buyuruyor. Bu da, o ikindi vaktinin çok sevaplı olduğunu gösteren hadis-i şeriflerden biridir. Abdül-aziz Hocamız da, kendi duygularına dayanarak, hissiyatına dayanarak dermiş ki:

"--Gàlibâ bu daha da tesirli oluyor!"

Gün batarken, güneş ağır ağır iniyor. O sırada camide, evinde, seccadesinde kişi tazarru ve niyaz ediyor, "Estağfirullah..." diyor. "Bu çok etkili, tesirli, faydalı, iyi bir zamandır," diye buyrulmuş, hadis-i şerifte de görüyoruz.


Yetmiş yıllık günahı yoksa bir insanın, o zaman babasının da günahlarının affına vesile oluyor. Babasının o kadar günahı yoksa, aile fertlerine faydası oluyor. Onlar mevcut değilse, veya günahları yok ise, o zaman komşularına bile fayda veriyor.

Görüyorsunuz, iyi bir müslümanın bir kere ana-babasına faydası var. Ondan sonra ailesine faydası var. Ondan sonra da komşularına faydası var. Onun için, en önemli iş, kişileri mü'min-i kâmil halinde yetiştidrmektir. Evlâtlarımızı böyle tam mü'min olarak yetiştirirsek, topluma ne kadar faydalı olacak.

Onun için en büyük yatırımı bu tarafa yapmalıyız. Çocuklarımızı iyi müslüman olarak yetiştirmeğe, ne yaptığını, niçin yaptığını bilen, yaptığı işlerin kaynağını Kur'an-ı Kerim'den, hadis-i şeriften öğrenmiş olan, şuurlu olarak yapan müslüman olarak çocuklarımızı yetiştirmeliyiz.

Eğer kendimize, hanımımıza, çocuklarımıza eğitimi öne alır ve ona büyük yatırımlar yaparsak, toplumumuz kısa zamanda yükselir.

Kısa zamanda çok yüksek bir toplum olur, çok olgun bir toplum olur.

Bu şikâyet edilen rüşvetler, bankaları sömürmeler, aldatmalar, kaçakçılıklar, çetecilikler vs. bunların hepsi imanın zayıflığından oluyor, Allah'tan korkulmadığı için oluyor. Ahiret mahkemesi hesabı düşünülmediğinden oluyor.

İyi insanlar böyle yapmazlar. İyi insanlar Yunus gibi olur, Mevlânâ gibi olur. Karıncayı dahi incitmeyen çalışkan insanlar olur.

Evlâtlarımızı böyle mü'min-i kâmil yetiştirmek için her türlü tedbiri alalam! Onların iyi yetişmesi için her türlü fedâkârlığı yapalım!..


03. 11. 2000 - İSVEÇ

AKRA FM SOHBETİ

Prof. Dr. M. Es'ad COŞAN

_________________
"ilahi ente maksudi


ve rıdake matlubi"

Rabbi yessir velâ tuassir Rabbi temmim bi'l-hayr
Rabbim! kolaylaştır zorlaştırma, Rabbim hayırla sonuçlandır
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Prf.Dr. Mahmud Es'ad Coşan: Her Akşam Yetmiş Defa İstiğfar Et!
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
MücriM :: Işık İnsanlar :: Prof. Dr. M. Esad Coşan Rh.A-
Buraya geçin: