MücriM


Tut Elimden Tut Ki Edemem Sensiz Rabbim..
 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap
“İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.'' (Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16)
“Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir'' (Tirmizî, İlm, 14)
Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.(Müslim, Birr, 33; ‹bn Mâce, Zühd, 9;Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.)
Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır.(Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10)

Paylaş | 
 

 Çanakkale Şehitleri Haftası Münasebeti ile.. 18 Mart 2010

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
aSuDe
Admin
avatar

Rep Puanı : uğurböcüğü
Mesaj Sayısı : 2142
Site Aktifliği : 6286
Kayıt tarihi : 24/09/08
Yaş : 33

MesajKonu: Çanakkale Şehitleri Haftası Münasebeti ile.. 18 Mart 2010   Salı Mart 16, 2010 1:09 pm

Çanakkale Şehitleri Haftası Münasebeti ile



Bizlere dünya ve ahiret mutluluğu vadeden dinimiz; din,vatan, millet ve devlet gibi kutsal sayılan değerlere büyük önem vermiştir Bu değerlerin korunmasına çalışırken şehit ve gazi olanlar, Yüce Allah ve Sevgili Peygamberimiz tarafından övülmüştür. Yaşarken ibadet ve itaat ile sevap dereceleri kazanmak bir yana, dinimiz ölümü bile Allah-u Teala’ya bir ibadet ve yaklaşma vesilesi kılmıştır.

Bu hususta Âl-i İmrân Suresi’nin 169. ve 170. ayetlerinde:
“Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü zannetme! Bilakis onlar hayatta olup, Rablerinin katında yaşarlar, rızıklanırlar. Allah’ın lutf-u kereminden ihsan ettiği nimetlere kavuşmaktan dolayı sevinç içindedirler. Arkalarından henüz kendilerine katılmayan müstakbel şehit dindaşlarına da kendilerine hiçbir korku olmayacağına ve üzüntü hissetmeyeceklerine dair de müjde vermek isterler.” buyrulmuştur.

Müslümanları, düşmanlarına üstün kılan en önemli noktalardan biri, “ölürsem şehidim, kalırsam gazi…” inancıdır. Bu durum, ayette “iki güzelden biri” şeklinde ifade edilmiştir. (Tevbe Sûresi, 52) Yani, mü’min için savaşta iki güzel neticeden biri vardır: Ya galip gelecek, ya şehit olacaktır.

Halid b. Velid’in İran komutanına söylediği şu sözler, şehitlik kavramının müslümanlara neler kazandırdığını gösteren güzel bir misaldir:
“Sizin, hayat ve şarabı sevdiğiniz kadar, ölümü seven bir orduyla size geldim.”

Böyle bir ruh ile savaşan ordunun karşısında kim durabilir?

Alah yolunda cihat ederek ölenlere şehit ve şüheda denilmesi hususunda bazı yorumlar vardır:
1-Cennete gidecek olan kişiler, kabir hayatında iken cenneti müşahede edemezken, şehitler müşahade eder. Onlara, bundan dolayı “şehit” denilmiştir.
2- Allah ve Melekler, onlara şahitlik eder.
3- Kıyamet günü, peygamberler ve sıddıklarla beraber onlar da şehadet ederler. Bu noktadan onlara “şehit” denilmiştir.
Tevbe suresi 19. ayetinde şöyle buyruluyor:

“Siz, hacılara su dağıtma ve Nescid-i Haram’ı onarma işiyle, Allah’a ve ahiret gününe iman edip Allah yolunda savaşanların yaptığı işi bir mi tutuyorsunuz? Bunlar Allah katında eşit olamazlar.”

Bu ayet-i kerime’nin nazil olması ile ilgili “Müslim’de şu rivayet yer almaktadır.

Numan b. Beşir (r.a.) adındaki sahabi şöyle demiştir: Ben Peygamberimizin minberi yanında idim. Bir adam bana:

– Ben müslüman oldukdan sonra hacılara sakalık etmem hâriç, hiç bir emel yapmasam gam yemem, dedi. Bir başkası da:

– Ben Kâbe’yi onarsam da başka hiçbir amel yapmasam aldırış etmem, dedi. Bir diğeri de:

– Allah yolunda savaşmak, bu sizin söylediklerinizden daha faziletlidir, dedi. Bu bir cuma günü idi. Bunları dinleyen Hz. Ömer:

– Susun, Peygamberin minberi yanında böyle sesinizi yükseltmeyin. Ben cumayı kıldıktan sonra konuyu Peygamberimizden sorup öğrenirim, dedi. Allah Teâlâ da bu âyeti indirdi (ve onların sözünü ettikleri amellerden hiçbirinin Allah yolunda savaşmakla aynı olmadığını bildirdi.)

İnsan niçin şehit olmak ister? Çünkü Allah şehâdet mertebesine yükselene cenneti va’dediyor. Kur’an-ı Kerîm’de şöyle buyuruyor:

”Allah mü’minlerden mallarını ve canlarını, kendilerine (verilecek) cennet karşılığında satın almıştır. Çünkü onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler, ölürler. (Bu), Tevrât’ta, İncil’de ve Kur’an’da Allah üzerine hak bir va’ddır. Allah’tan daha çok sözünü yerine getiren kim vardır? O halde O’nunla yapmış olduğunuz bu alışverişinizden dolayı sevinin. İşte bu, büyük bir kazançtır.”

İşte bu inanaç ve Allah-u teala’nın müjdeleri neticesinde hem Efendimiz (SAS) döneminde hem de daha sonraki dönemlerde Müslümanlar cihat kavramı ile yaşamışlardır. Küfre karşı gerektiğinde savaşmaktan kaçınmamışlardır.Savaşın sonucu ne olursa olsun esas kazananın şehitler olduğu bilinmektedir. Cenab-ı Hak, Uhud’daki mağlubiyetin hikmetlerinden bahsederken, şunu da dikkat çeker: “Allah sizden şehitler edinmek ister.” (Al-i İmran, 140)




Fotoğraf: Uhud dağı, Uhud Savaşının yapıldığı alan ve solda Uhud Şehitliği

Uhud savaşında şehit olanlardan biri, Hz. Enes’in amcası Enes b. Nadr’dır. Bedir savaşı sonrasında “Resulullah’ın ilk savaşı olan Bedir’de bulunamadım. Ama, Vallahi, Resulullah ile beraber bir savaşı Allah bana gösterirse, nasıl savaşacağımı göreceksiniz” demektedir. Uhud Savaşı’nda, karşı taraf “Muhammed öldürüldü” diye yaygara koparınca müminler perişan olurlar. Enes b. Nadr, ellerinden silahı bırakmış bir topluluğa uğrar. “Niye oturuyorsunuz” diye sorar. Derler: Resulullah öldürülmüş!” Enes b. Nadr, onlara der: “O ölmüşse, onun olmadığı bir hayatı ne yapacaksınız? Kalkın, Resulullah hangi yolda ölmüşse, siz de o yolda ölün!” Sonra düşmana karşı çıkar, hayatını kaybeder. Savaş sonrası, vücudunda seksen küsür ok, mızrak yarası sayılır. (14) Şu ayet, Enes b. Nadr gibileri medh etmektedir: “Mü’minlerden öyle er kişiler var ki, Allah’a verdikleri sözde sadık oldular. Kimi ahdini yerine getirdi, kimi de bekliyor. Sözlerinde döneklik etmediler.” (Ahzab Sûresi, 23)

Kıymetli ecdadımız da ümmet olma bilinci ile İslam sancağını taşımak için yüzyıllarca şehitler vermiştir. Onları bu kadar uzun süre dünyaya hakim kılan imanları ve inançları idi. Yine bir sene-i devriyesini yaşadığımız Çanakkale Savaşı’nda sayısı tam bilinmeyen vatan evladı şehit olmuştu. İşte onlarda Peygamber efendimiz devrindeki şehit olma isteği mevcuttu. O nedenle az bir kuvvet ile koca ordulara göğüs gerebilmişlerdi. Maddi olarak kuvvetleri az görünse de onların manevi yardımcıları çoktu. Müşahede edenlerin anlattığı bir çok rivayette Allah-u teala’nın meleklerinin ve şühedanın onlara yardıma geldikleri söylenir. Rabbim kendine güveneni yolda bırakmaz.

Tüm bu anlattığımız örneklerde savaş sahasında öldürülenlerin şehit olduğundan bahsettik. Bunun yanında savaş yapmadan dinimizin şehit olarak nitelendirdiği kimseler de vardır. Bunların dereceleri savaşan şehitlerin dereceleri ile bir midir? Allah-u alem…

Şehid-i kamil: Hem dünya hem de âhiret itibariyle şehid sayılan kimselere, şehîd-i kâmil denir. Bunlar muharebede öldürülenler, yahut âsiler, eşkıyalar veya evinde hırsızlar tarafından zulmen öldürülen kimselerdir

Şehid-i uhrevi: Dünyada şehit olarak görülmese de ahirette şehit muamelesi görecek olanlardır. Bunlar:

*Suda boğulanlar
* Ateşte yananlar
* Enkaz altında kalanlar
* Veba gibi bulaşıcı bir hastalıktan ölenler
* Sıtma gibi ateşli hastalıktan ölenler
* İlim yolunda ölenler
* Ciğer hastalıklarından ölenler
* Doğum sırasında veya lohusa iken ölen kadınlar
* Baş ağrısından ölenler
* Karın ağrısından ölenler
* Ailesinin nafakasını helâlinden kazanmak için çalışırken iş kazasından ölenler
* Akrep, yılan sokması gibi sebeblerle vefat edenler…

Rabbim bizleri şehitler ve Salihler zümresine dahil etsin inşallah. “Kim Allah’a ve Resul’e itaat ederse işte onlar Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberler, doğrular (ve doğrulayanlar) şehidler ve salihlerle beraberdir Ne iyi arkadaştır onlar?” Nisa,69

Öznur ZEYBEK, İlahiyatçı

_________________
"ilahi ente maksudi


ve rıdake matlubi"

Rabbi yessir velâ tuassir Rabbi temmim bi'l-hayr
Rabbim! kolaylaştır zorlaştırma, Rabbim hayırla sonuçlandır
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Çanakkale Şehitleri Haftası Münasebeti ile.. 18 Mart 2010
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» FEN - ANADOLU - DÜZ LİSE ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANLARI 2009-2010

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
MücriM :: Mânâ :: İslami Konular-
Buraya geçin: