MücriM


Tut Elimden Tut Ki Edemem Sensiz Rabbim..
 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap
“İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.'' (Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16)
“Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir'' (Tirmizî, İlm, 14)
Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.(Müslim, Birr, 33; ‹bn Mâce, Zühd, 9;Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.)
Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır.(Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10)

Paylaş | 
 

 Yaşlanmak..Ama ihtiyarlamamak...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
aSuDe
Admin
avatar

Rep Puanı : uğurböcüğü
Mesaj Sayısı : 2142
Site Aktifliği : 6286
Kayıt tarihi : 24/09/08
Yaş : 33

MesajKonu: Yaşlanmak..Ama ihtiyarlamamak...   Cuma Ocak 22, 2010 8:35 pm

Yaşlanmak..Ama ihtiyarlamamak...



Evet!!..yaşlanmalıyız ama ihtiyarlamamalıyız..Peki arasındaki fark nedir ?

Yaşlanmak: Doğduğumuz günün üzerinden 12 ay geçmesi ile bir yaş daha atlarız ve diğer yıla nazaran yaşlanırız, büyürüz bir nevi.

Yoo..aslında geçen gün yaşlanıyoruz

İhtiyarlamak:Bedenen ve ruhen diri kalamamaktır, bu da bir nevi çökmek demektir

Konunun özüne temas ederek başlayalım.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla...


"Tedavi arayın ey Allah'ın kulları!!.. Zira, Allah Teala hazretleri yarattığı her hastalığa şifa da vermiştir, bundan sadece ihtiyarlık hariçtir, onun tedavisi yoktur."

Asırlar öncesinden ümmetine en güzel çağrıyı ifşa etmiştir Hazreti Muhammed.

Günler geçiyor birbiri ardına aceleyle. Hayat geçiyor. Ömür bitiyor. Elbet bir gün hayatlar sona erecek. " Her nefis ölümü tadacaktır. Bir imtihan olarak size iyilik ve kötülük veririz. Sonunda Bize döneceksiniz." ( Enbiya suresi, 35.ayet)
buyrulmaktadır.

..Ölmeden evvel, mutluluğu yakalamayı ve bırakmamayı öğrenmeliyiz...Unutmayalım ki; Çaresizseniz,"çare" sizsinizdir...Çare mü'mindir. Cenab-ı Allah eşsiz yarattığı kainatda her derdin devasını bizlere vermiştir. Bizlere yanlızca doğru yolda çareleri arayarak ilerlemek düşer. Nefes aldığımız süre zarfınca "Elbet buda geçer ya hu!. " diyerek yaşamdan tat almalıyız. Ayrıca nineminde çok güzel bir sözü vardır "dertsiz baş, denesiz aş olmaz. Unutma kızım!!.. " tabii küçük yaşta bu sözün idrakı benim için birhayli zordu, lakin şimdi çok iyi anlıyorum. Herkesin derdi var!!.. Farklı farklı kimisi hastalık ile kimisi borç ile kimisi evlat, kimisi vs.vs...

Sevgili Okurlar !! Hayatımızı yeşerteceğiz, değerli kılacağız çünkü amacımız kendimizi geliştirmek sosyal yaşama ayak uydurmak en önemlisi imanlı, adaletli, takva ehli bir hayat sürmek...Mutlu bir yuva kurmak, bu yuvayı hayırlı evlatlar yetişrirerek güçlendirmek..Cenab-ı Allah'a hayrlı bir kul, Hazreti Muhammed'e karşı hayırlı bir ümmet, ana babamıza karşı hayırlı bir evlat ve vatanımıza karşı hayırlı bir vatandaş, hem yetişmeliyiz hemde yetiştirmeliyiz... Ve veda ederken sevdiklerimizin yanı sıra yaşadığımız dünyaya, bu değerleri aktarıp miras bırakmak, ardımızdan da hayırla anılacağımız, güzellikler bırakmak. Şayet olmuşsa, oluşturabilmişsek bu MUTLU SON; yaşlanmışızdır, kaçınımsız ama asla ihtiyarlamamışızdır.

İhtiyarlamak, çok başka bir duygu ve oluşum. İdeallerle, çalışmakla, yaşama bakış açısıyla ilintili bir süregelim. O nedenle ki yirmi beş, otuzlu yaşlarda pek çok ihtiyar görmekteyiz çevremizde; yetmiş, seksen yaşındaki gençlerin yanı sıra. İdealsiz insan, üretmeksizin yaşayan, yaşamı bomboş, yemek içmek ve uyumaktan ibaret bırakın ihtiyarlamayı, yaşamıyor, ölüdür hatta. Her yaşın bir güzelliği, o güzellikleri güzellik yapan bir takım değerleri vardır. Olmalıdır da. Olması gereken budur.

Doğru yaşamayı yalnış nitelendirenler var. Şöyle ki; belli bir yaşa gelinince, elini eteğini dünyaya dair metadan çekip bir köşede ölümü bekleyenler veyahutta aksine hep para mal-mülk gez-eğlen ahirete meğili olmayan yaşam tarzıda doğru değildir. Dengede yaşamanın adına " hiç ölmeyecek gibi dünyaya, yarın ölecekmiş gibi ahirete hazırlanın" denmiştir. Son decere akılda idrakı kolay bir cümle. Lakin hayata geçirmekte birhayli zorlandığımız bir konu. İftat ve tefrit arasında yansıtılan yaşamlar biz kullara tat aldırmaz. Zaten Cenab-ı Allah bu kainati bir dengece yaratmıştır.

Fatih Sultan Mehmed " Hayatım boyunca Allah'ın emirlerinden dışarı çıkmadım. Allah'ın rızasını kazanmak için uğraştım. Tek Gayem bu idi. " demiştir. Yaşama ve insan ilişkilerine yönelik ibretli önerilerinin her birinde olduğu gibi, o meşhur inci sözlerinden biride budur. Nitekim Allah'ın rızasını kazanmak demek bütün maksada ulaşmak demektir. Cenab-ı Allah için tüketilen nefesde ihtiyarlamaksızın yaşlanlanmıştır.

Cenab-ı Allah yolunda, Hazret'i Muhammed'in rotasında yaşlanmanın ümidi ile..

Yazar: Hatice Tüfekçi

_________________
"ilahi ente maksudi


ve rıdake matlubi"

Rabbi yessir velâ tuassir Rabbi temmim bi'l-hayr
Rabbim! kolaylaştır zorlaştırma, Rabbim hayırla sonuçlandır
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Yaşlanmak..Ama ihtiyarlamamak...
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
MücriM :: Mânâ :: İslami Konular-
Buraya geçin: