MücriM


Tut Elimden Tut Ki Edemem Sensiz Rabbim..
 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap
“İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.'' (Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16)
“Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir'' (Tirmizî, İlm, 14)
Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.(Müslim, Birr, 33; ‹bn Mâce, Zühd, 9;Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.)
Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır.(Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10)

Paylaş | 
 

 En-Nâfi | Ya Nafi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
aSuDe
Admin


Rep Puanı : uğurböcüğü
Mesaj Sayısı : 2142
Site Aktifliği : 6286
Kayıt tarihi : 24/09/08
Yaş : 32

MesajKonu: En-Nâfi | Ya Nafi   Salı Eyl. 01, 2009 5:12 am



en-Nâfi’, hayır ve menfaat verici şeyleri yaratan, iyiliğe ve maksuda ulaştıran, kulunu hayra ve iyiliğe yönelten kapıları açan, ahiretine faydalı olacak şeye kavuşturan demektir.
Yûnus sûresi (10), 106: “Ve Allah’tan başka, sana faydası da, zararı da dokunmayacak olan şeylere yalvarma! Eğer böyle yaparsan, o zaman hiç şüphesiz sen zalimlerden olursun.”
Allah (cc), en-Nâfi’dir dostlar.
Hak Teâlâ, kulları için yeryüzünü yayıp döşemiş ve binbir türlü faydalı bitki, sebze, otlar ve hayvanat ile donatmıştır. Bu noktada durun ve tefekkür dünyanızda, hemen şu an aklınıza gelenleri sıralayın, benim gibi:
Hz. Allah, hayvanları yaratmıştır; etlerinden, sütlerinden faydalanırız, derilerini sanayide kullarınız. Sofralarımız her gün Allah’ın binbir çeşit nimetleriyle donanır:
Zuhruf sûresi (43), 12, 13: “O (Allah), bütün çiftleri yaratmıştır. Sizin için bineceğiniz gemiler ve hayvanlar var etmiştir. Siz onların sırtına binip üzerlerine yerleştiğiniz zaman, Rabbinizin nimetini anarak şöyle diyesiniz: “Bunları bizim hizmetimize veren Allah’ı tenzih ve tesbih ederiz. Yoksa bizim bunlara gücümüz yetmezdi.”
Yüce Allah, bitkileri yaratmıştır dostlarım. Arz laboratuarı binbir türde ve kokuda, kimyevî özellikler ile pek çok derde deva olan otlarla doludur. Nane, kekik, anason, kimyon, tarçın evvelemirde akla gelenleri...
Yüce Allah meyve ağaçlarını yaratmıştır. İnsanoğlunun hizmetine her mevsim çeşit çeşit meyveler sunulur; binbir koku tat ve renk cümbüşüyle gelir soframıza meyveler. Kulun bünyesinde her mevsimde neye ihtiyaç varsa o maddeler depolanır... Rahmete; şefkate, sevgiye bakın lütfen...
Kış mevsiminde vücut direncinin artması lazımdır. Emir, evvelde verilmiştir, Rahmân ve Rahîm olan Yaratıcı tarafından. Kış boyunca C vitamini deposu meyveler üretilir dünya fabrikasında. Yaz mı geldi, güneş yakacak O Rabbi-Rahîm’in kullarını, vücutlarından sıvı kaybı olacak. Buna izin verir mi O Rahmet deryası?
en-Nâfi’dir O!
Yaz mevsimlerinde dünya bostanından serinletici ve su oranı yüksek meyve ve sebzeler sunulur kullarının sofralarına.
Rahmet-i Rahîm denizleri yaratmıştır... Engin mavilikler eliyle binbir çeşit balık sunulur her mevsim insanoğluna, incileri, mercanları da cabası!
Câsiye sûresi (45), 12: “Allah O (yüce) zâttır ki, emriyle içinde gemilerin seyretmesi, sizin de O’nun lütfundan rızık aramanız ve şükretmeniz için denizi emrinize vermiştir.”
en-Nâfi’dir O dostlar.
Gökyüzü ve yeryüzü, bütün faydalarını insanoğluna cömertçe sergiler. Hava, ışık, su, en-Nâfi’ isminin muhteşem bir tecellisi olarak sarmalar bizleri. O’na yakışır bir kul olsak da, olmasak da, ayırım yapmadan; bütün kullarının istifadesine sunar ikramlarını.
Câsiye sûresi (45), 13: “O, göklerde ve yerde bulunan her şeyi kendinden bir lütuf olarak sizin hizmetinize vermiştir. Şüphesiz bunda düşünen topluluklar için (ibret ve) deliller vardır.”
Furkân sûresi (25). 47-49: “Sizin için geceyi örtü, uykuyu istirahat kılan, gündüzü yayılıp çalışma (zamanı) yapan O’dur. Rüzgarları rahmetinin önünde müjdeci olarak gönderen ve gökten tertemiz bir su indiren O’dur. Ki biz (o suyla) ölü toprağa can verelim, yarattığımız nice hayvanlara ve insanlara su sağlayalım, diye.”
en-Nâfi’dir O dostlar.
Nice faydalı şeyleri, biz kulları için yaratandır O! Ama bunca nimetin sahibi “bilinmek” ister. Nimeti vereni bilip, şükreden kullar ister.
Furkân sûresi (25), 3: “Kâfirler, O’nu bırakıp bir şey yaratamayan, bilakis kendileri yaratılmış olan, kendilerine ne zarar ve ne de fayda verebilen; öldürmeye, diriltmeye ve ölümden sonra tekrar canlandırmaya güçleri yetmeyen tanrılar edindiler.”
Hacc sûresi (22), 12: “Allah’ı bırakır da kendine ne zarar, ne menfaat veremeyecek şeylere yalvarır. İşte derin sapıklık budur.”
Allah’ın en-Nâfi’ ismi öyle müjdeler yüklüdür ki dostlarım, insanda; Rabbini tanıyan insanda, gam ve keder bırakmaz!
Görebilene, rahmet bu isimle oluk oluk yağar. Yeryüzüne kıştan sonra baharın gelişinde, geceyi gündüzün takip edişinde, hastalığın yerini şifaya terk edişinde, yokluğun varlığa dönüşünde, cehaletin ilimle örtülüşünde, imansızlığın iman sahilindeki bitişinde, günah kirlerinin tövbe yağmurları ile yıkanışında Nâfi’ isminin tecellileri var Allah’ım!
Bütün iyilikler, güzellikler, faydalar, hep Senden ulaşıyor, lütfunla Yüce Rabbim. Sana sonsuz şükürler olsun Rabbim. Sahibim, Efendim benim!
Bizi, nimetlerinden faydalanıp, sana lâyıkıyla şükreden ve Sana yakışan bir kul olmak için, çevresindeki insanlara faydalı olan kullarından eyle...




_________________
"ilahi ente maksudi


ve rıdake matlubi"

Rabbi yessir velâ tuassir Rabbi temmim bi'l-hayr
Rabbim! kolaylaştır zorlaştırma, Rabbim hayırla sonuçlandır
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
En-Nâfi | Ya Nafi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
MücriM :: Mânâ :: Allah (cc)-
Buraya geçin: